Ankara; 29/12/2009

Sirküler: 2009/59                                                

Sabit Kıymetler İçin Amostisman Ayırma Zamanı

ve Yıl Sonlarında Alınan Motorlu Araçların Durumu

Dönem sonu işlemlerinin yapılmakta olduğu bu günlerde sıkça, 2009 takvim yılında faturası gelen ancak, trafik tescil işlemleri 2010 takvim yılına yıla sarkan, motorlu araçlar için 2009 hesap döneminde amortisman ayrılıp ayrılamayacağı ve fatura göserilen KDV'nin inidirm konusu yapılıp yapılamayacağı sorulmaktadır. Bu konudaki açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

1)     Amortisman Başlangıç Yılı

Amortismana tabi iktisadi kıymetlerde amortisman ayrılmasına hangi yıldan itibaren başlanacağı hususunda tereddüt edilen hususlar mevcut olup, Gelir İdares 'nin, Vergi Yargı organlarının, SPK'nın farklı görüşlerine rastlanmaktadır.

Bu hususlar aşağıda açıklanmıştır.

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, işletmeye dahil sabit kıymetlerde amortisman mevzuunu düzenleyen 313'üncü maddesinde, "İşletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269'uncu madde gereğince gayrimenkul gibi değerlenen iktisadî kıymetlerin, alet, edevat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesi amortisman mevzuunu teşkil eder." hükmüne yer verilmiştir.

Yine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 320'nci maddesinde ise "Amortisman süresi, kıymetlerin aktife girdiği yıldan başlar ...." denilmiştir.

Bu hükümlere göre, amortismanın yıllık hesaplanacağı ve aktife girme yılının amortismanın başlangıç yılı olduğu açıktır.

2)     Amortismana Tabi İktisadî Kıymetin Aktife Girmesi Ne Demektir?

Amortisman süresinin, kıymetlerin aktife girdiği yıldan itibaren başlayacağı açık olmasına karşın, "aktife girmenin" ne olduğu Yasa'da hükme bağlanmamıştır.

Bir sabit kıymetin amortismana tabi iktisadi kıymet sıfatı ile aktifleştirilebilmesi ve amortisman ayrılmaya başlanabilmesi için, satın ve teslim alınmak, imalatı, inşaatı yahut montajı tamamlanmak suretiyle o firma için sabit kıymet niteliği kazanmış olması gerekir.

"Amortismana tâbi bir iktisadî kıymetin aktife girmesi, o kıymetin iktisap edilerek defter kayıtlarına geçirilmesi, değerleme gününde envantere dahil olması ve kullanılmaya hazır halde bulunması olarak değerlendirilmesi gerekir. Kullanılmaya hazır halde bulunma kavramı ise, alındığı şekliyle kullanılacak iktisadî kıymetlerde sözleşme şartlarının yerine getirilip, kıymetin teslim alınmasını veya gümrükten çekilip işletmeye dahil edilmesini, kullanılması için montajı gerekli kıymetlerin montajının tamamlanmasını, inşa veya imal edilen kıymetlerde ise inşa veya imal işleminin tamamlanarak inşaat veya imalat hesabından sabit kıymet hesabına alınmasını ifade eder. Amortisman uygulaması yönünden aktife girme deyimi iktisadî kıymetin işletmede fiilen kullanılmaya başlanmasını içermez. Çünkü, kullanılma şartı objektif bir kriter değildir. Bir iktisadî kıymetin kullanılıp kullanılmadığının isbatı her zaman mümkün değildir. Bu nedenle, aktife girme deyiminde fiilen kullanılmayı aramaya gerek bulunmamaktadır" (Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Danışma Komisyonunun 18/04/1988 tarihli ve 267 Yayın Sıra No'lu Kararı).

Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Danışma Komisyonu'nun yukarıdaki kararı Gelirler Genel Müdürlüğü'nce de uygun bulunmuş, Bakanlık makamı oluru alınmış ve tüm denetim birimlerine gönderilmiştir.

Yukarıdaki karardan anlaşılacağı üzere, bir iktisadî kıymetin sabit kıymet olarak aktifleştirilebilmesi ve dolayısiyle de amortismana başlanabilmesi için, alım, imâl, inşa ve montaj aşamaları tamamlanarak kullanıma hazır hale gelmesi şarttır ve yeterlidir.

Danıştay'ın konuya ilişkin yerleşmiş görüşleri de aynı yöndedir (Danıştay 4.Dairesi'nin 17/11/1970 gün ve E:1969/6626, K:1970/6464 sayılı; Danıştay 4.Dairesi'nin 20/06/1973 gün ve E:1970/1722, K:1973/3475 sayılı; Danışta 4.Dairesi'nin 24/02/1975 gün ve E:1973/5585, K:1975/694 sayılı; Danıştay 4. Dairesi'nin 24/01/1978 gün ve E:1976/2172, K:1978/186 sayılı, Danıştay 4. Dairesi'nin 16/12/1996 gün ve E:1995/3701, K:1996/5608 sayılı, Danıştay 4. Dairesi'nin 19/09/1995 gün ve E:1994/5317, K:1995/3535 sayılı kararları).

Özetle, faturası düzenlenmiş ve teslim alınmış, fiili ithali yapılmış, imali, inşaası veya montajı tamamlanmış, kullanıma hazır halde olan amortismana tabi aktif kıymetlerin amortismanına, bu şartların sağlandığı yıldan itibaren başlanır. Konunun daha iyi anlaşılması için aşağıda birkaç Danıştay Kararı özetine yer verilmiştir:

  • Amortisman ayrılmasına başlanması için, ilgili iktisadi kıymetin aktife girmesi yeterli olup, bunların söz konusu yılda kullanılmamış olması amortisman ayrılmasına engel teşkil etmez (Danıştay 4 üncü Dairesinin 10/02/1971 tarih ve E: 1970/1197, K: 1971/854 sayılı Kararı).
  • Satın alınan fakat yapılan kira sözleşmesi gereği, kiracının tasarrufuna bırakılan makine ve tesisat üzerinden amortisman ayrılabilir. Çünkü makine ve tesisat satın alma ile birlikte teslim alınmış, mülkiyeti intikal ederek aktife girmiş, envantere dahil olmuştur ve kullanıma hazır haldedir (Danıştay 4 üncü Dairesinin 06/04/1972 gün ve K:1972/2292 sayılı Kararı).
  • Söz konusu iktisadi kıymetin uyuşmazlık döneminde envanter listesinde yer aldığı ve fiilen kullanıldığı anlaşıldığından üzerinden amortisman ayrılmasında yasal isabetsizlik yoktur (Danıştay 3 üncü Dairesinin 10/04/1997 tarih ve E:1995/3239, K:1997/1392).
  • Amortismana tabi bir iktisadi kıymetin aktife girmesinin, o kıymetin iktisab edilerek defter kayıtlarına geçirilmesi, değerleme gününde envantere dahil olması ve kullanılmaya hazır halde bulunması olarak değerlendirilmesi gerekeceğinden bu unsurları taşıyan iktisadi kıymet üzerinden amortisman ayrılmaya başlanabilir (Danıştay 4 üncü Dairesinin 16/12/1996 tarih ve E: 1995/3701, K:1996/5608 sayılı Kararı).
  • 30/12/1996 tarihinde satın alınıp taşıt alım vergileri ödenen, kanuni defterlere kaydedilerek aktifleştirilen oniki adet tenteli treyler ile on adet çekici için azalan bakiyeler usulüne göre % 40 oranında amortisman ayrılması hukuka uygundur. Araçların trafik tescil işlemlerinin 08/01/1997 tarihinde yapılmış olması 1997 yılından itibaren amortisman ayrılmasını gerektirmez (Danıştay 4 üncü Dairesinin 24.6.1999 tarih ve E: 1998/1268, K:1999/2850 sayılı Kararı).

3)     Faturası Düzenlenmiş ve Teslim Alınmış Ancak, Henüz Trafik Tescili Yapılmamış Motorlu Araçlar İçin Yüklenilen KDV İndirimi

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 2, 3, 10/a ve b, 29/1 ve 30 uncu maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; binek otomobiller dışında kalan motorlu araçların faturalarının alınmış olması halinde, söz konusu araçların tescil işlemleri takip eden yılda olsa bile, alınan faturalarda gösterilen KDV indirim konusu yapılabilmektedir.  Bu hususta herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.

Lütfen, tereddüt halinde veya daha ayrıntılı bilgi için iletişim kurunuz.

Saygılarımızla.

ALTINDAĞ YMM LTD. ŞTİ.