Ankara; 14/07/2009

Sirküler:2009/42

Kayıtların Yabancı Dilde ve Yabancı Para BirimiyleTutulması

ve Belgelerin Yabancı Para Birimiyle Düzenlenmesi

1) Giriş

Yasal defter kayıtlarının yabancı dilde ve yabancı para birimiyle tutulması ile tevsik edici belgelerin yabancı para cinsinden düzenlenmesinin usul ve esasları, yasalar ve genel düzenleyici idari işlemler (genel tebliğler) çerçevesinde, aşağıda kısaca açıklanmıştır.

2) Maliye Bakanlığı'nın yetkisi

Maliye Bakanlığı'nın yasayla verilmiş en geniş yetkileri belki de, defter ve belge düzeniyle ilgili yetkilerini düzenleyen, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun mükerrer 257 nci maddesindekilerdir. Bu yetkiler vergi matrahı ve ödenecek vergi tutarı ile doğrudan ilgili olmadığından, Anayasal açıdan en sorunsuz ve geniş kullanılabilen yetkilerdir.[1]

Defter kayıtlarının elektronik ortamda tutulması ve belgelerin elektronik ortamda düzenlenmesine geçiş süreci, Bakanlığın bu yetkilerini daha sık kullanacağına işaret etmektedir.

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 257 nci maddesiyle Maliye Bakanlığına;

  • Mükellef ve meslek grupları itibariyle muhasebe usul ve esaslarını tespit etme,
  • Tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilave olarak tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve içermesi zorunlu bilgileri belirleme ve bunlarda değişiklik yapma,
  • Düzenlenmesi zorunlu belgelerin elektronik bilgi ve kayıt araçlarıyla yapılması ve saklanması konusunda izin verme,

yetkisi verilmiştir.

3) Defter kayıtlarının Türkçe tutulması, belgelerin Türkçe düzenlenmesi

Vergi Usul Kanunu'na göre defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunlu olup, bu kural anılan Kanunun 215 inci maddesinde açıkça yer almaktadır.

Ayrıca, yasal defterlerin Türkçe tutulması ve belgelerin Türkçe düzenlenmesi zorunluluğu diğer ilgili mevzuatta da yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu[2] tacirlerin defterlerini Türkçe tutmak zorunda olduklarını, 805 sayılı Kanun[3] ise Türk tâbiiyetindeki her türlü şirket ve müessesenin, Türkiye dahilindeki her türlü işlem, hesap ve defterlerinin Türkçe tutulmasını, hükme bağlamaktadır.

4) Türkçe dışında bir dilde defter tutulması

Kayıtları Türkçe yapmak koşuluyla, Türkçe dışındaki bir başka dilden kayıt yapılması mümkündür. Bu çerçevede örneğin yevmiye defterinde Türkçe kayıtların altına İngilizce kayıtlar da yapılabilir.

Aynı defterlerde farklı dillerde kayıt yapılmasının hesap ve işlemleri karmaşık hale getirdiğinin düşünülmesi halinde, başka dillerde tutulacak kayıtların tasdik ettirilecek ayrı defterlere de yapılması mümkündür.

Öte yandan, ilgili dönem defter tasdik tarihi itibarıyla ödenmiş sermayesi (yurt dışında kurulan şirketlerin Türkiye'ye ayrılan ödenmiş sermayesi) en az 100 milyon ABD Doları ya da muadili döviz  karşılığı Türk Lirası ve sermayesinin en az % 40'ı ikametgâhı, kanunî ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kişilere ait olan işletmelere, kayıtlarını Türk para birimi dışında başka bir para birimiyle tutmalarına Bakanlar Kurulunca izin verilebilmektedir.

Ancak, bu işletmelerin, Türk para birimiyle yaptıkları işlemleri, işlemin gerçekleştiği günün T. C. Merkez Bankası döviz alış kuruyla ilgili para birimine çevirmeleri; iktisadî kıymetlerin değerleri ile vergi matrahının kayıt yapılan para birimine göre tespit etmeleri ve beyannamenin verilmesi gereken ayın ilk gününün kuruyla (TCMB döviz alış kuru) Türk parasına çevirerek beyan etmeleri ve vergi ödeme, mahsup ve iade işlemlerinde de Türk Lirası tutarları kullanması gerekmektedir.

5) İzin alınmadan Türkçe dışında bir dilde defter tutulmasının yaptırımı

Vergi Usul Kanunu'nun 352/I-6 maddesine göre, bu kanunun kayıt nizamına ait hükümlerine (md. 215-219) uyulmaması halinde  I. derece usulsüzlük cezası kesilir. Sermaye şirketleri için uygulanacak birinci derece usulsüzlük cezası, 2009 yılı için, 89 TL'dir.

Yukarıda anılan 805 sayılı Kanunda defter ve belgelerde Türkçe kullanma zorunluluğuna uymayanlar için Vergi Usul Kanunundan çok daha ağır yaptırımlar öngörülmüştür. 805 sayılı Kanuna göre getirilmiş olan zorunluluklara uyulmaması halinde, ağır para cezası ve ticaretten süreli men cezasından (bir haftadan bir yıla kadar) başka, yabancı lisanda düzenlenmiş kayıt ve belgelerin ilgili şirket ve müessese lehine delil olarak dikkate alınmaması hükme bağlanmıştır.

6) Yabancı para biriminde düzenlenebilen faturalar

Vergi Usul Kanunun 215 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendine  göre, prensip itibariyle belgelerde Türk para birimi kullanılır. Ancak belgelerin, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre düzenlenmesi de mümkündür

Ayrıca yukarıda anılan hükümle, yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgeler için  bir ayrıcalık getirilmiş olup, bu belgelerde Türk parası karşılığı gösterilmesi şartı yoktur.

7) Yabancı para biriminde düzenlenen faturalarda Türk para birimi karşılığı bulunmaması halinde uygulanacak ceza

Vergi Usul Kanunu'nun 352/II-7 maddesine göre, belgelerin kanunen belli şekil, içerik ve bunlarla ilgili diğer hükümlere uygun düzenlenmemesi fiili II. derece usulsüzlük cezası kesilmesini gerektirmektedir. Sermaye şirketleri için uygulanacak ikinci derece usulsüzlük cezası, 2009 yılı için, 50 TL'dir.

Buna göre, yurtiçindeki kişi veya kurumlar adına düzenlenen faturaların Türk para birimi cinsinden düzenlenmemesi ve/veya bu faturalarda Türk para birimi karşılığının gösterilmemesi halinde, ikinci derece usulsüzlük cezasına muhatap olunacaktır.

8) Yabancı para biriminde düzenlenmiş alınan faturalar

Başka ülkelerdeki kişi veya kurumlardan alınan belgeler doğal olarak Türkçe dışındaki bir dilde ve Türk para birimi dışındaki bir para birimi cinsinden düzenlenmektedir.

253 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'ne göre, yurtdışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, yurtdışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri, defterlerine gider olarak kaydedebilirler.

Bu belgelerin ilgili ülkedeki Türk temsilciliğinde onaylanmasına ve tercümesine gerek yoktur.

Buna göre, yurtdışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgenin düzenlendiği gün için T.C. Merkez Bankası'nca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir.

Ancak, herhangi bir inceleme sırasında, istenmesi halinde bu belgelerin Türkçe tercümelerinin ibraz edilmesi gerekir.

Lütfen, daha detaylı bilgi için iletişim kurmakta tereddüt etmeyiniz.

Saygılarımızla,

ALTINDAĞ YMM LTD.ŞTİ.


[1] ...Yasama organının, ilkeleri belirttikten sonra, uzmanlık ve yönetim tekniğine ilişkin hususları düzenlenmesi işi ile yürütme organını görevlendirmesi yasama yetkisini kullanmaktır. Vergi kayıp ve kaçağını önlemek amacıyla Bakanlığa verilen yetki yasasız suç oluşturma olanağı vermez. Vergi idarelerince verilen para cezaları teknik anlamda ceza niteliğinde değil, idari birer yaptırım niteliğinde olduğundan, belge düzenine ilişkin idari düzenlemelere aykırı davranış suç değil, birer disiplin suçu, hatta bir tür mali kolluk önlemidir. Yetkinin kişinin temel haklarıyla doğrudan ilgisi yoktur. İdareye verilen yetki, vergi yasalarının salma, gerçekleştirme, bağışıklık, ayrıklık, indirim ve oranlara ilişkin hükümlerinde herhangi bir değişiklik yapma olanağını içermemektedir. İdarenin matraha doğrudan müdahalesi söz konusu değildir. Belge düzeninde değişiklik yapma yetkisi veren düzenleme, idareye verginin yükümlüsü, konusu, matrahı ve vergiyi doğuran olay gibi temel öğelerinde değişiklik yapmaya yetksii vermediğinden, Anayasa'ya aykırı değildir (Anayasa Mahkemesi'nin 15/10/1991 tarih ve E: 1990/29, K: 1991/37 sayılı kararı).

(Madde) ile Bakanlığa yasanın düzenlediği bir alanda değişiklik yapma,  kayıt ve belge sistemini daraltma veya genişletme yetkisi tanınmıştır.  İdare, yasa ile tanınmış bir yetki ile de olsa, emredici bir yasa hükmünü kaldırabiliyor, değiştirebiliyor ya da daraltıp genişletebiliyorsa yasama organı derecesine çıkıyor onun yetki ve görevini üstleniyor demektir. İdari kuruluşlara yasama yetkisinin devri anlamına gelecek bir yetki ve görev yasa ile de olsa verilemez. Yasalarla idari kuruluşlara tanınan düzenleme yetkisi Anayasa'nın 124 üncü maddesinde belirlenen kapsam ve sınırları aşamaz. Vergi ile olan ilişkisi vergi usulüne ilişkin kuralların Anayasa'nın 73 üncü maddesi gereğince yasayla konulup, kaldırılması ve değiştirilmesini zorunlu kılmaktadır. (Yetki ile) bazı konuların idari kararla kanun kapsamına alınması Anayasa'nın 38 inci maddesinde açıklanan suç ve cezalara ilişkin kurallarla bağdaşmaz (Anayasa Mahkemesi'nin 15/10/1991 tarih ve E: 1990/29, K: 1991/37 sayılı kararı, Karşı oy gerekçesi).

[2] 29/06/1956 tarih ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 09/07/1956 tarih ve 9353 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, her tacir, ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak münasebetlerini ve her iş yılı içinde elde edilen neticeleri tesbit etmek maksadiyle, işletmesinin mahiyet ve öneminin gerektirdiği bütün defterleri ve bilhassa, diğer kanunların hükümleri mahfuz kalmak üzere, defterlerini Türkçe olarak tutmaya mecburdur.

[3] 10/04/ 1926 tarih ve 805 sayılı İktisadi Müesseselerde Mecburi Türkçe Kullanılması Hakkında Kanun, 22/04/1926 tarih ve 353 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anılan Kanunun 1 inci maddesinde Türk tabiiyetindeki her türlü şirket ve müesseselerin, Türkiye dahilindeki her türlü işlem, sözleşme ve yazışmalarını, hesap ve defterlerini Türkçe tutmak zorunda oldukları; aynı Kanunun 7 nci maddesinde bu hükme uymayanlar için ağır para cezası ve ticaretten süreli men cezası (bir haftadan bir yıla kadar) öngörüldükten başka, 4 üncü maddesinde de bu hükümlere aykırı hareket edilmesi halinde yabancı lisanda düzenlenmiş belgelerin ilgili şirket ve müessese lehine dikkate alınamayacağı hükme bağlanmıştır.