Ankara;22/05/2009

Sirküler:2009/14

Alacakların "Değersiz Alacak" Olarak Zarara Geçirilerek Yok Edilebilmesi İçin Gerekli Kanaat Verici Belgeler Nelerdir?

Bilindiği üzere, vergi sistemimizde tîcari kazançta elde etme tahakkuk esasına bağlanmış ve husus 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6 ncı maddesi delaletiyle kurum kazancının tespitinde de geçerlidir. Genel kabul görmüş tanımı ile tahakkuk esası; gelir veya giderin mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleşmesidir. Buna göre; gelirin tahsil edilmiş veya giderlerin ödenmiş olup olmamasının, genel olarak tahakkuk esasına etkisi bulunmamaktadır.

Dolayısıyla, tahakkuk esası gereği hasılat ve/veya gelir kaydedilen ve mali tablolarda yeralan alacakların tahsil edilememesi halinde, mali gücü (Anys., Md.73) aşan vergi yükümü ile karşılaşılması sonucu doğmaktadır. Tahakkuk esasının istenmeyen bu sonucunu gidermek amacıyla vergi kanunlarında bazı düzenlemeler yer almaktadır. Bu düzenlemelerden biri de tahsiline imkân kalmayan alacakların değersiz kabul edilmesi ve zarara geçirilerek yok edilmesi ve bu yolla mali gücü aşan vergi yükümünün bertaraf edilmesidir.

Bu bağlamda, ticari faaliyet kapsamında ortaya çıkan alacakların tahsiline imkân kalmadığının kanaat verici vesikalarla tevsiki halinde, söz konusu alackların değersiz kabul edilerek zarara geçirilmesi mümkündür.

Değersiz alacaklara ilişkin düzenleme 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322 inci maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre;

"Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacaktır.

Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler."

Bir alacağın değersiz sayılabilmesi için kazai bir hükme veya kanaat verici bir belgeye göre tahsiline imkân kalmadığının ispatı gerekir.

Kazai hükümden anlaşılması gereken alacağın tahsil edilebilme imkânın ortadan kalktığını hükme bağlayan bir mahkeme kararıdır. Alacağın tahsili için kanuni yollara başvurulup, icra takibi yapılmasına rağmen, bu başvuru ve takipler sonucunda alacağın ödenemeyeceği veya paranın talep edilmesinin olanaksız olduğu bir mahkeme kararı ile tespit edilmiş olmalıdır.

Kanaat verici bir vesikadan ne anlaşılması gerektiği hususunda ise; kanunda yeterli açıklık bulunmamaktadır. Kanaat verici bir vesikadan söz edebilmek için tahsil imkânsızlığını gösteren bir delilin ve/veya tevsik edici belgenin varlığı şarttır.

Bir başka ifadeyle, alacağın tahsilinin imkânsız hale geldiği kesin olmalı ve bu durum bir belge ile kanıtlanabilir olmalıdır.

Bu anlamda, her bir belge ayrı ayrı değerlendirilmeli ve bu vesikaların "kanaat verici belge" niteliğinde bulunması halinde, alacak değersiz kabul edilmeli ve zarara geçirilerek yok edilmelidir.

Uygulamada vergi hukuku açısından "kanaat verici vesika" kabul edilen belgeler aşağıdaki gibi sıralanabilir.

1)    Medeni Kanununa göre mahkemelerce borçlu hakkında verilen gaiplik kararı ve buna bağlı olarak herhangi bir malvarlığının bulunmadığına dair resmi makam belgesi,

2)    Borçlunun herhangi bir mal varlığı bırakmadan ölümü ve mirasçıların da mirası reddettiklerine dair resmi belgeler,

3)    Borçlunun alacaklı tarafından açılan davayı kabul edildiğine (kazandığına) dair mahkeme kararı,

4)    Mahkeme huzurunda alacaktan vazgeçildiğine ilişkin olarak düzenlenmiş belgeler,

5)    Alacaktan vazgeçildiğine dair konkordato anlaşması,

6)    Borçlunun, dönmemek üzere ülkeyi terk ettiğini belirleyen gazeteler ve bunu doğrulayan resmi makam belgeleri,

7)    Borçlunun dolandırıcılıktan mahkum olması ve herhangi bir malvarlığı bulunmadığını belgeleyen resmi evrak,

8)    Borçlunun adresinin saptanamaması nedeniyle icra takibat dosyasının işlemden kaldırıldığını gösteren icra memurluğu yazısı,

9)    Borçlunun ölümünü ve mirasçılarının bulunmadığını kanıtlayan resmi soruşturma belgesi,

10) Borçlunun ölümü ve mirasçılar adına Sulh Mahkemelerince verilmiş bulunan mirası ret kararı,

11) Gerek doğuşu gerekse vazgeçilmesi bakımından belli ve inandırıcı sebepleri olmak şartıyla alacaktan vazgeçildiğini gösteren anlaşmalar,

12) Ticaret mahkemesince borçlu hakkında verilmiş ve ilgili masa tarafından tasfiyeye tutulmuş bulunan iflas kararına ilişkin belgeler vb.

Ayrıca, değersiz alacaklar konusunda özellik arz eden durumlardan biri de "aciz vesikası" alınması halidir.

Bilindiği üzere, iflas kararı, iflasa uğramış şahıstan alacaklı durumunda olan kişilerin bütün alacaklarını değersiz hale getirmemektedir. Öncelikle iflas açılır, alacaklılar iflas masasına başvurur, varsa müflisin mevcutları paraya çevrilir.  Bölüşüm sonucunda alacaklıların alacaklarının tamamını alamamaları durumda icra müdürlüğü ödenmeyen bu alacak tutarı için her bir alacaklıya "aciz belgesi" verir. Aciz belgesinin verilmesi alacağı sona erdirmemekte, aksine bu alacak borçluya karşı kuvvetlendirilmiş bir biçimde mevcut olmaya devam etmektedir.

Ancak, değersiz alacaklarda, alacağın kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline imkân kalmaması gerekir.

Bu itibarla, bir alacağın aciz vesikası veya aynı mahiyette başkaca bir belgeye bağlanması durumunda alacak son bulmamakta veya tahsili imkânsız hale gelmemektedir. Bu nedenle, aciz vesikasına bağlanmış olan alacağın değersiz alacak kabul edilerek işlem yapılması mümkün değildir. Ancak, aciz vesikasına bağlanmış alacak için karşılık (şüpheli alacak karşılığı) ayrılabileceği tabiidir.

Lütfen, tereddüt halinde veya daha ayrıntılı bilgi için iletişim kurunuz.

Saygılarımızla.

ALTINDAĞ YMM LTD. ŞTİ.